Aktif Olaylar
| Rehin Almak |
|
|
|
|
REHİN ALMAK : İslam dini büyük ve seçkin bir medeniyetin adıdır. Dolayısıyla islam medeniyeti farklıdır, kendine has kriterleri vardır. Bu kriterlerden birisi de, “insanın hayatının saygınlığı” ilkesidir. İnsan hayatını saygın kılan yüce dînimiz, ona yönelik bütün tehdit, tecâvüz ve saldırganlıkları yasaklayıp kişinin dokunulmaz haklarını koruma altına almıştır. Müslümanlar da, islamın koymuş olduğu bu ilkelere ellerinden geldiği kadar riâyet etmektedir. Fakat nâdiren de olsa müslümanların saptıkları, bu yüce dinin ve medeniyetin imajına zarar verdikleri de olmuştur. Bu sapkınlık örneklerinin güncel olanlarından biri de, “rehin alma” hâdisesidir. Bu eylem, saldırgan insanların, insan haklarına bâriz bir biçimde yapmış olduğu saygısızlığı gösteren çok çirkin bir örnektir. İslam hukûkunda rehin; “bir malı, ondan elde edilmesi mümkün olan bir hak karşılığında hapsetmek ve alıkoymaktır”[1] diye târif edilmiştir. Sözlük anlamı olarak rehin ise, “mahrum kalınan bir hakkı elde etmek veya sesini duyurmak amacıyla, bir başkasının suçundan dolayı, suçsuz insanları tutuklamak veya alıkoymaktır.” Biz burada bu eylemin âyet ve hadisler ışığında bir değerlendirmesini yapacağız. Konuya Yüce Rabbimizin şu fermânını hatırlatarak başlayalım. Hak Teâlâ şöyle buyuruyor : “Mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, işlemedikleri bir şeyden dolayı eziyet edenler şüphesiz ki bir iftirâ ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.”[2]
Bu âyette zikredilen ve büyük bir günahın yüklenildiğine sebep olan“eziyet” kavramının içine maddî-mânevî her türlü baskı, sıkıştırma ve korkutma eylemleri girer. Dolayısıyla insanlar üzerinde baskı kurmak, onları tehdit etmek, korkutmak, telaşlandırmak, endişelendirmek, ezâ ve cefâ vermek gibi bütün olumsuz davranışlar yüce dînimiz tarafından yasaklanmıştır. Bu tür davranışların karşılığı da yukarıdaki âyete göre “bir iftirâ ve apaçık bir günah yüklenmek” tir. Bu tür hareket ve hakâretlere mâruz kalanlar isterse gayr-i müslim kimseler olsun. Zîra suçsuz ve mâsum insanlara karşı haddi aşarak onlara yapılan her türlü haksız davranış islama göre suçtur, büyük günahtır. Çünkü yüce dînimizde temel prensiptir ki, “hiç kimse başka birinin günahından sorumlu tutulamaz.” Bu konuda Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyurulur : {أَلاَّ تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى} “Hiç kimse başkasının günahını yüklenemez.”[3] Dolayısıyla her insan kendi işlediği fiillerden sorumlu olup, başkasının yaptığı şeylerden sorumlu değildir. Hattâ en yakını olan ailesinin yaptığından bile sorumlu tutulamaz. Evlâdın yaptığı kabahatten babası; babanın işlediği suçtan dolayı da evlâdı cezalandırılamaz. Bundan dolayı olayla uzaktan-yakından hiçbir ilgisi olmayan mâsum insanları, bir başkasının işlediği hatâ ve kusurdan dolayı rehin alarak intikam almaya çalışmak islama göre suçtur, haramdır, büyük günahtır. Hele hele bâzı kerelerde rehin alma olayını gerçekleştirenlerin müslüman olduklarını ve bu eylemi de islam adına yaptıklarını söylemeleri oldukça şaşırtıcıdır, bir o kadar da çirkindir. Oysa islamda cezâ verme yetkisi sadece yetkili otorite olan “devlete” verilmiştir. Eğer her önüne gelen ceza vermeye kalkışırsa, toplumda önü alınmaz kargaşalar başgösterir, toplumun can, mal ve nâmus emniyeti kalmaz. Diğer taraftan Abdullah İbni Amr İbni’l Âs (ra)’den rivâyet edilen bir hadîs-i şerifte Sevgili Peygamberimiz şöyle buyumaktadır : {اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ. وَالْمُهَاجِرُ مَنْ هَجَرَ مَا نَهَى اللهُ عَنْهُ} “Müslüman, dilinden ve elinden diğer müslümanların emin olduğu kimsedir. Geçek muhâcir de, Allah’ınyasaklarını terkedendir.”[4] Rasûl-i Ekrem bu hadîs-i şerifte müslümanı, “müslümanlara zarar vermeyen kişi” diye takdim etmektedir. Rasûlullah Efendimiz cevâmiu’l kelîm (özlü konuşma) niteliği taşıyan yegâne şahsiyet olduğunu bize burada da göstermektedir. Zîra Peygamberimiz burada “müslüman, diğer insanlara faydalı olan kişidir” buyurmayıp; “dilinden ve elinden zarar gelmeyen kişidir” buyurmuştur. Takdir edileceği gibi insan istese de her zaman faydalı işler yapamaz, ama diğer insanlara zarar vermemesi her zaman mümkündür ve bunu yapmaya her hâlukârda gücü yetebilir. Bundan dolayı yüce dînimiz, insanların hak, hukuk ve dokunulmaz değerlerine saygılı olmayı, bu değerlere hiçbir zaman zarar vermemeyi, insanları incitmemeyi, hiçbir şekilde insanları korkutmamayı, iyi bir müslüman hattâ insan olmanın ön şartı ve göstergesi kabul etmiştir. Şu halde suçsuz insanları rehin alıp hapsederek onları korkutan ve ürkütücü bir tedirginliğe sevkeden korsanların yapmış olduğu bu davranış dînen tasvip edilebilir mi? Zîrâ Ebû Hureyre (ra)’ın rivâyet ettiği başka bir hadiste de Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurur : “Sizden biriniz silâhı ile din kardeşine işâret etmesin. Çünkü o bilmez ki, şeytan silâhı elinden çıkarır da, bu yüzden cehennemin bir çukuruna yuvarlanır.”[5]
Müslim’in başka bir rivâyeti de şöyledir : “Ebû Hureyre (ra) dedi ki : Ebu’l Kâsım (sav) şöyle buyurdu : “Bir kimse kardeşine bir demirle (kılıçla) işâret ederse, onu elinden bırakana kadar melekler ona lânet eder. Ana baba bir kardeşine olsa bile.”[6] Bu hadis-i şeriflere göre, bırakın insanları rehin alıp korkutmayı, bir müslümanın diğer bir müslümana şaka veya ciddî olarak silah çevirmesi bile yasaklanmıştır. Dînimiz insanları koruma hususunda bu kadar titiz davranırken, hem de müslüman olduğunu söylediği halde insanları kaçırıp rehin almak, bâzı durumlarda bunu da din adına yaptığını îlan etmek, hattâ bazı kaçırma olaylarında rehineleri öldürmek gibi eylemlerin islam ile uzaktan yakından alâkası olabilir mi? İslam, sadece silahla işâret etmeyi böylesine yasaklarken, eğer rehin alanlar silahı kullanıp da rehineleri yaralar veya öldürürse durumu nasıl olur. Bu tür davranışların müslümanların ve yüce dînimizin imajına ne tür zararlar verdiğini târihin silinmez hâfızası, sayfalarında bizim için muhafaza etmektedir. Halbuki müslümanlar, müslümanca yaşamayı ve hakkını aramayı sürdürürken başkalarının haklarına saygılı olmak, insanları incitmemek, toplum arasında korku salmamak görevini de yerine getirmekle yükümlüdür. Dolayısıyla insanlar hedeflerine ulaşmaya çalışırken, diğer insanları aşağılayarak, inciterek, ezâ ve cefâ vererek, işkence ederek, korkutarak hattâ öldürme noktasına gelecek şekilde çirkin yollarları kullanmaları, hedeflerine bu metodlarla ulaşamaya çalışmaları islama göre kesinlikle haramdır, büyük günahtır. [1] - Mecelle, mad. 701 [2] - Ahzâb 58 [3] - Necm 38, İsrâ 15 [4] - Buhârî, Îman 4, 5, Rikak 26 ; Müslim, Îman 64, 65 ; Ebû Dâvud, Cihad 2 ; Tirmîzî, Îman 12, Kıyâmet 52 ; Nesâî, Îman 8, 9, 11 [5] - Buhârî, Fiten 7 ; Müslim, Birr 126 [6] - Müslim, Birr 125 ; Tirmîzî, Fiten 4 Yorumlar (0)
![]() Yorum Yazın
Yorum ekleyebilmeniz için giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olun.
|


Yerköy Videolari Paylasima ve tartismaya acik Burasi Türkiye Sitesinde yayinlanmaktadir.
















