- GAZETELERİN FAL KÖŞELERİNDE YAYINLANAN BURÇ ve YILDIZ FALI :
Falcılık denilince; birtakım yöntemlerle bilinmeyen şeylerden ve gelecekten haber verme, kişinin gizli yönlerini ortaya çıkarma sanatı kasdedilir.
İnsan, birtakım esrarengiz ve gizemli olayları araştırıp, bilinmeyeni bilmeye oldukça meraklıdır. Dolayısıyla gayb âlemini de merak etmiş ve hakkında bilgi edinmek istemiştir. İnsanın zaafını bilen bir takım açıkgözlerde bunu fırsat bilerek, insanın bu yöndeki merakını istismar edip kötüye kullanarak, gâibden haber vermeye başlamışlardır.
Şunu hiç unutmamak lazım ki, ördeğin mayasına yüzme kabiliyeti katılmıştır. Mayasına katılan bu kâbiliyetinden dolayı ördek, illâki yüzecektir. Eğer temiz su bulamazsa, girer pis suda yüzer, çünkü illâ da yüzecek... İnsanın mayasına da inanç katılmıştır. Eğer temiz inanca sahip değilse, ördegin pis suyu gibi, gider kirli inançlara inanır. Çünkü insan illâ da inanacaktır... Bundan dolayı yeryüzünde inançsız bir kimsenin (ateist) var olcağını tasavvur edemeyiz.
İslam, insanları her türlü asılsız kuruntudan ve bâtıl inançlardan kurtarmak için gelmiştir. Bundan dolayı islam; cahiliyye döneminin aşıladığı hurâfelerin tamamına ve ilmî hiçbir kanıta, aklî hiçbir mesnede dayanmayan asılsız kuruntuların tümüne amansız bir savaş açmış, sihir, kehânet, müneccimlik, medyumluk, falcılık gibi gâibden haber verme usüllerinin tümüne ve eski dönem veya muasır (modern, çağdaş) câhiliyyede çeşitli yöntemlerle sergilenen her türlü sapıklığı yasaklayıp tarihin çöp sepetine atmıştır.
Hiç bir dinde kendi kitabınn hükümlerine karşı geleni bulamazsınız. Ama bizde maalesef önü alınamıyor. Araf 88. ayette gaybı Hz. Peygamberin bile bilemeyeceği, Neml 65 ve En’am 59. ve daha bir çok ayette gaybı Allah’tan başka kimsenin bilemeyeceği ve “Gâibden haber verene inanan kimsenin Muhammed’e ineni (yani Kur’ân’ı) inkar etmiş olacağı” ( Tirmizi , Taharet 102 , Ibni Mace , Taharet 122) ısrarla haber verilirken, gayr-i müslimlerden daha hararetli bir şekilde müslümanların yıldız fallarına veya diğer kehânetlere ilgi gösterip Kur’ân ve Sünnete inanır gibi inanmasını izahta güçlük çekiyoruz.
Dikkat edilirse “burç ve yıldız falı” gibi şeytanlıklarla insanları meşgul eden gazete ve yayın organları, aslında gayba hiç de inanmayan sektörlerin elindedir. Öyleyse müslümanlar, onların bu hurâfelere niçin bu kadar önem verdiklerini iyi düşünmelidirler. Görülecektir ki, bu şeytanlıklarının iki önemli hedefi vardir : 1. si ; Umudundan başka bir şeyi olmayan fukarânın o umudunu bile sömürüp kasalarını şişirmek; 2. si ise ; Vahye inanmayı asılsız gösterip, mü’minlerin Allah’a olan inançlarını sarsmak.
İnsanların doğum tarihlerini bir burca uyarlayıp ve bu burca bakarak geleceklerini okumak câhiliyyeye ait bir düşünce tarzıdır, akla ve ilme terstir, dinsel ve bilimsel bir dayanaktan mahrumdur.
Şâyet insanlar bilinçlenip, Allah’tan başka hiç bir güç ve kuvvetin gaybı bilemiyeceğini, bir kimsenin iki dakika sonra ne ile karşılaşacağını kestiremeyeceğini, gaybı bilmekle ilgili iddiaların bir tür küfür oldugunu ve bunu tasdik etmenin sapıklık olduğunu, kâhinlerin, müneccimlerin, falcıların ve medyumların en büyük yalancı ve zalimler, insanları hak yoldan saptıran sapıklar olduklarını bilselerdi, bu sapıklık pazarı kendine müşteri, bunu yazanlar ise okuyan bir tek müslüman bulamayacaklardı. Ama maalesef tahmin ettiklerinden daha fazla ilgi ve alaka ile karşılaşınca, kendileri de şaşkına döndüklerini ifade etmekten kendilerini alamamışlardır.
 |